PLACID: Ötegezegenleri Görüntülemede Dijital Devrim
Yıldız ışığını “yazılımla” bastıran PLACID sayesinde, yıldızına oldukça yakın dönen gezegenleri doğrudan görüntülemek için yeni bir çağ açılıyor. Dijital faz maskesi teknolojisi sayesinde birden fazla yıldızlı sistemlerde bile gözlemler artık daha mümkün hâle geliyor.
![]() |
| PLACID aygıtı. Bern Üniversitesi ve Doğu Anadolu Gözlemevi ortaklığı. Görsel kaynağı: U. Bern/Europlanet, basın bülteninden. Maksadı haklı kullanım olarak değerlendirilmektedir. |
Gözlerimiz önce yıldızlara, sonra onların çevresindeki gezegenlere çevrildiğinde — milyarlarca ışık yılı ötede bile — parlak yıldız ışığını bastırıp çevresinde dönen gezegeni yakalamak hâlâ gökbilimciler için büyük bir zorluk. Şimdi ise bu zorluğu, ışığın fazını yazılım yoluyla kontrol edebilen yeni bir teknolojik aygıt olan PLACID sayesinde bir adım daha aşma aşamasındayız. İsviçre-Türkiye ortaklığında geliştirilen bu “dijital koronagraf”, yıldız ışığını engelleyip ötegezegenleri doğrudan görüntülemeyi hedefliyor.
Güneş dışı gezegenleri “doğrudan görmek” neden zor?
Güneş benzeri bir yıldızın parlaklığı, onun çevresinde dönen gezegenlerden yaklaşık bir milyar kat daha fazladır (Trauger & Traub, 2007). Bu nedenle teleskopların yakaladığı ışık çoğunlukla yıldızın kendisinden gelir; gezegenin zayıf ışığı parıltı içinde kaybolur. Bu problemi aşmak için gökbilimciler, koronagraf adı verilen özel optik sistemler geliştirirler.
Klasik bir koronagraf, yıldızın ışığını fiziksel bir maske yardımıyla bastırarak yakındaki gezegenin parlamasını görünür kılar. Ancak bu yöntem sabit maskeler kullanır ve gözlem yapılacak sistemin yıldız–gezegen geometrisine göre yeniden tasarlanması gerekir (Guyon et al., 2014). İşte burada yeni bir çağ başlıyor: dijital olarak programlanabilen bir koronagraf.
PLACID nedir?
İsviçre Bern Üniversitesi’nin geliştirdiği PLACID (Programmable Liquid-crystal Active Coronagraphic Imager for Direct imaging), sıvı kristal ekran (LCD) teknolojisini kullanarak klasik koronagrafi anlayışını dönüştürüyor (Zimmer et al., 2025).
Bu sistemin kalbinde, tıpkı bir televizyon ekranı gibi her pikseli ayrı kontrol edilen bir Spatial Light Modulator (SLM) bulunuyor. Her piksel, gelen ışığın fazını değiştirerek yıldız ışığını “iptal edebiliyor”. Böylece fiziksel bir maske yerine yazılım kontrollü bir ışık deseni kullanılıyor (Léger et al., 2025).
PLACID’in prototipi, 2025 başında Doğu Anadolu Gözlemevi (DAG)’deki 4 metrelik teleskopa monte edildi ve 2026’da ilk gökyüzü gözlemlerine başlaması planlanıyor (Zimmer et al., 2025). Bu, Türkiye’de doğrudan ötegezegen görüntüleme deneylerinin yapılacağı ilk büyük ölçekli kurulumlardan biri olacak.
Neden devrim niteliğinde?
- Dijital uyarlanabilirlik: Klasik koronagraflar yalnızca tek bir sistem için optimize edilebilirken, PLACID aynı gecede farklı yıldız sistemlerine yazılım aracılığıyla uyarlanabiliyor.
- Çok yıldızlı sistemlerde gözlem: Galaksimizdeki yıldızların yaklaşık yarısı çift ya da çoklu sistemlerde bulunur (Raghavan et al., 2010). Sabit maskeler bu sistemlerde yetersiz kalırken, PLACID dijital olarak iki yıldızın parıltısını ayrı ayrı bastırabiliyor.
- Kompakt ve ekonomik: Karmaşık mekanik optikler yerine LCD tabanlı ince bir panel kullanıldığı için bakım maliyeti düşüyor ve küçük teleskoplarla dahi yüksek kontrastlı görüntüler elde edilebiliyor (Léger et al., 2025).
Bu özellikleriyle PLACID, uzay teleskoplarına entegre edilebilecek geleceğin dijital koronagraflarının öncüsü olarak görülüyor.
Astrobiyolojiye katkısı
Doğrudan görüntüleme, yalnızca bir gezegenin varlığını değil, onun yaşanabilirlik potansiyelini de inceleme imkânı sunar:
- Atmosfer bileşimi: Gezegenin yansıttığı ışık spektrumunda su buharı, metan, karbondioksit gibi gazlar analiz edilebilir (Kaltenegger & Traub, 2009).
- Gezegen oluşumu: Genç yıldızların çevresindeki toz diskleri, PLACID gibi yüksek kontrast sistemlerle doğrudan gözlemlenebilir.
- Biyomarker arayışı: Yakın yıldız sistemlerinde (10–50 ışık yılı) biyolojik etkinliğe işaret eden spektral imzalar araştırılabilir.
Bu açıdan PLACID, yalnızca optik mühendisliğinde değil, astrobiyolojinin gözlemsel sınırlarını genişletmede de önemli bir araç olarak değerlendiriliyor.
Gelecek planları
PLACID ekibi, ilk gözlemleri 2026 baharında yapmayı ve sistemi gelecekte uzay tabanlı görevlerle (örneğin LUVOIR veya HabEx) karşılaştırmalı olarak test etmeyi planlıyor (Zimmer et al., 2025). Ayrıca Türkiye’deki DAG teleskobunun atmosfer koşulları altında gerçek zamanlı faz adaptasyonu test edilecek; bu, uzay görevlerine veri sağlayacak bir öncü adım olabilir.
Sonuç
PLACID, doğrudan ötegezegen görüntülemede yalnızca bir teknik yenilik değil; gözlemsel astronominin dijitalleşmesinde bir dönüm noktası. Bir gün bu teknoloji sayesinde, uzak bir yıldızın etrafında dönen mavi-yeşil bir gezegenin atmosferinde su buharını gerçekten görebiliriz. Ve o an, insanlık tarihindeki ilk “yaşanabilir dünya portresi” dijital bir faz maskesinden geçerek oluşmuş olabilir.
Kaynakça
- Guyon, O., Martinache, F., Clergeon, C., & Matsuo, T. (2014). High contrast imaging from the ground and from space: coronagraphs, wavefront control, and calibration. >Publications of the Astronomical Society of the Pacific, 126(940), 1004–1020.
- Kaltenegger, L., & Traub, W. A. (2009). Transits of Earth-like planets. The Astrophysical Journal, 698(1), 519–527.
- Léger, A., Zimmer, A., Quanz, S. P., et al. (2025). Programmable Liquid-Crystal Coronagraph for Direct Imaging of Exoplanets: Concept and Laboratory Demonstration. arXiv:2408.10891 [astro-ph.IM].
- Raghavan, D., McAlister, H. A., Henry, T. J., et al. (2010). A Survey of Stellar Families: Multiplicity of Solar-type Stars. The Astrophysical Journal Supplement Series, 190(1), 1–42.
- Trauger, J. T., & Traub, W. A. (2007). A laboratory demonstration of the capability to image an Earth-like extrasolar planet. Nature, 446(7137), 771–773.
- Zimmer, A., Léger, A., Quanz, S. P., et al. (2025). Bringing the Digital Revolution to Direct Exoplanet Imaging with PLACID’s LCD Technology. Astrobiology.com / Europlanet Press Release / arXiv:2510.23339.